İnsülin Direncinde Beslenme
24
May

İnsülin Direnci

İnsülin, kan glikoz seviyelerinin düzenlenmesinde rol alan, pankreastan salgılanan bir hormondur. Kan glikoz düzeyi yükseldikçe insülin salgısı da artar. İnsülin hormonun yetersiz salınımında, kan şekeri hücreler tarafından alınamadığı için kanda şeker düzeyi artmaktadır. Bu durum şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet hastalığıdır. İnsülin direnci olan bireylerde glikoz toleransının bozulması sonucu kanda insülin düzeyi artar. Bu durum bireylerde tip II diyabete neden olabilir. Direncin devamı sonucunda damar sertliği, gut, şişmanlık ve hipertansiyon diyabete ek olarak gelişebilir.

İnsülin direncinin nedenleri genetik veya çevresel olabilir. Çevresel nedenler; fazla enerji alımı, fiziksel aktivite azlığı ve bazı besinlerin az tüketilmesi gibi temel olarak sıralanabilir. Ailesinde şeker hastası olan bireylerin şeker hastalığına yatkınlığı olabilir. Bu yüzden bu bireylerde  insülin direnci oluşma ihtimali ailesinde şeker hastası olmayan bireylere göre daha yüksektir.

Başlangıçta, insülin direnci hiçbir belirti göstermez. Belirtiler daha sonra yüksek kan şekeri seviyesine bağlı olarak ortaya çıkmaya başlayabilir. Bu belirtiler;

  • Yorgunluk
  • Açlık/ Sürekli bir şeyler yeme isteği
  • Ortada kilo alımı (özellikle karın bölgesine)
  • Yüksek tansiyon
  • Yüksek kolesterol düzeyleri olabilir.

 

İnsülin Direnci ve Beslenme

  • İnsülin direnci olan bireyde ideal ağırlığa düşmek insülin direncini düşürebilir. Sağlıklı bireylerde sağlıklı kilo kaybı ayda ortalama 2-4 kilogramdır. İnsülin direncini düşürmek için çok hızlı olmayacak şekilde kilo kaybetmek hedeflenebilir.
  • Karbonhidrat alımı; sebzeler, meyveler, baklagiller, kepekli tahıllar ve süt ürünleri gibi lif içeriği yüksek olan karbonhidrat kaynaklarından sağlanmalıdır. Düşük glisemik indeksli ( kan şekerini hızlı yükseltmeyen ) karbonhidratlar tüketilmelidir. Örneğin; pirinç pilavı ve makarna yerine bulgur pilavı, beyaz ekmek yerine tahıllı ekmekler tercih edilmelidir.
  • Kuru meyve veya tadı tatlı olan taze meyveler yerine ekşi meyveler tercih edilmelidir. Yeşil elma, erik, vişne, portakal, mandalina tercih edilebilir. Yaz aylarında özellikle kavun ve karpuz porsiyonuna dikkat edilmelidir. Bir porsiyon karpuz veya kavun 1 ince ay dilimdir.
  •  Şekerli ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Şekerli içecekler, hazır meyve suları, alkollü içecekler yerine su veya ayran tercih edilmelidir.
  • Lif tüketimi arttırılmalıdır. Başlıca lif kaynakları; kuru baklagiller, tam tahıllar, sebze ve meyveler olarak sıralanabilir.
  • Ana öğünler atlanmamalı, ara öğün sayısı arttırılmalıdır. Çok üzün süre aç kalınmamalıdır.
  • Besin etiket bilgileri okunma alışkanlığı kazanılmalıdır. Ambalajlı besinlerin yağ ve şeker içeriğine özellikle dikkat edilmelidir. Yağ miktarı azaltılmış besinler enerji farkını kapatmak için fazla miktarda şeker içerebilmektedir.
  • Dışarıda yenilen öğünlerde sağlıklı besinler tercih edilmeli ve porsiyon kontrolü yapılmalıdır. Fast food ve gazlı içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Süt, yoğurt, ayran, kefir, fındık, badem, ceviz gibi besinlerin tüketim sıklığı arttırılmalı, kırmızı et tüketim sıklığı azaltılmalıdır.
  • İnsülin direncini düşürebilmek için beslenmeye ek olarak fiziksel aktiviteyi arttırmak önemlidir. Sağlıklı yaşam için haftanın 3 günü 50 dakika fiziksel aktivite önerilmektedir.