• Telefon: 0284 235 50 40
  • WhatsApp: 0552 284 50 40
  • Çalışma Saatlerimiz: 09:00-19:00 (Pazar Kapalıyız)

Yeme Davranışı Bozukluklarında Beslenme Danışmanlığı

Yeme Bozuklukları anoreksiya nevroza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların içinde yer alan beslenme davranışı bozukluklarıdır. Bu hastalıklar bedensel belirtiler ön planda gibi görünse de ciddi ruhsal sorunlarla birliktedir.

Anoreksiya nervoza için en riskli yaşlar 14 -15 yaşları olduğu belirtilmektedir. Genelde ergenlik döneminde başladığı bildirilir ancak çok ender de olsa 9 yaşında ve menopoz sonrası kadınlarda başladığı bildiren kaynaklar da vardır. Bulimiya nervoza için ise tipik başlangıç 18-19 yaş arası olduğu belirtilmektedir.

Anoreksiya Nevroza

Anoreksiya nervozadaki temel belirtiler;  zayıf bir bedene sahip olma arzusu, kilo almaktan aşırı korku ve adet kesilmesidir. Hastaların yaklaşık yarısı bütün yiyecek alımını ileri derecede azaltarak kilo kaybeder ve bazıları yoğun egzersiz yapar. Hastaların diğer yarısı sıkı diyet uygular, ara sıra kontrol kaybederek tıkınırcasına yemek yer ve ardından bu yediklerini kusarak çıkarır. Hastalar aldıkları besinlerin kilo yapıcı etkisini azaltmak için laksatif (ishal yapıcı) , diüretik (su atıcı) gibi ilaçlara da başvurabilirler.

Zayıflıklarının tehlikeli boyuta geldiğinin farkına varmaz. Kendilerinin etkisiz olduğunu hisseder, kilo kaybetme etkileyici bir başarı demektir ve öz saygıları ile kontrol duygusunu güçlendirir.

Blumiya Nevroza

Bulimiya nervoza aşırı yeme atakları  ve ardından gelen kusmaların ön planda olduğu bir yeme bozukluğudur. Hasta yine zayıf bir beden sahip olmak istediği için anoreksiya nervozadaki gibi yediklerini dışarı atmak, kalori yapıcı etkilerini gidermek için çeşitli yollara başvurur. Ancak bu hastalıkta farklı olarak hasta hafif kilolu ya da normal beden ağırlığındadır.

Yemeyi kısıtlama, tıkınma atağına yol açabilir, bunlar da karında rahatsızlık hissi, kendini kusturma veya sosyal çevrenin baskısı ile sonlanır. Tıkınma atağından sonra sıklıkla suçluluk duygusu, depresyon ve kendini eleştirme eşliğinde uzun süre aç kalma takip eder ve bu bir döngü haline gelir.  Az sayıda hasta  su atıcı ilaçlar  kullanır. Tıkınma sırasında yenilen gıda yüksek kalorili ve hızlı yemeyi kolaylaştıracak yapıdadır. Hastalarda kilo dalgalanmaları sıktır. Tıkınma atağı ortalama 1 saattir. Çoğu hasta düzenli yemek yemez, normal bir yemek sonunda doygunluk hissetmekte zorluk çeker. Genellikle evde, tek başına yemeği tercih ederler.

Çoğunluğu normal ağırlık aralığının üst sınırında veya hafif kilolu olmalarına rağmen, ideal kilo olarak normal ağırlık aralığının alt sınırını tercih eder. Çoğu hasta için tıkınma  nöbeti gerilim ve sıkıntıyı hafiflettiği için ödüllenmiş davranış olabilir.

Bu hastalıklar vücuttaki pek çok organı ve bu organların işleyişini olumsuz biçimde etkiler. Bu nedenle de çeşitli tıbbi sorunlar ortaya çıkar:

  • Kalp ve damar sistemi: Tansiyon düşüklüğü, nabız sayısının azalması, kalp ritm bozuklukları, kalp kasının erimesi, elektrolit bozuklukları nedeniyle ani kalp durmaları en önde gelenlerindendir.
  • Sindirim sistemi: Kusmalara bağlı yemek borusu hasarları, hatta yırtılmaları, şişkinlik, kabızlık, müshil kullanımına bağlı barsak bozuklukları
  • Hormonal değişiklikler: Adet düzensizlikleri ve adetlerin kesilmesi
  • Kemikler: Kemik erimesi (osteoporoz), kemiklerde çabuk kırılmalar
  • Dişler: Diş minelerinde erime, çürükler
  • Kansızlık ve vücudun savunma hücrelerinin azalması

Tek bir tedavi yaklaşımından çok birçok yaklaşımın bir araya gelişi ile hastaya yardımcı olmak uygun olur. Psikoterapi vazgeçilmezdir, aile ile işbirliği ve ailenin tedaviye doğru katılımı önemlidir. Tedavideki ilk hedef genellikle tedavi talebi az olan hastanın tedavi iş birliği yapmasını  sağlamaktır.