D Vitamini
31
May

D Vitamini Eksikliği

D vitamini yağda çözünen, hormon benzeri fonksiyonları olan bir steroldür. En önemli yararı bağırsaklardan kalsiyum ve fosfor emilimini sağlamasıdır. Ayrıca Paratiroid hormon ile birlikte kalsiyum ve fosfor dengesinin sağlar ve kemik mineral yoğunluğunun en uygun düzeyde sürdürülmesine katkıda bulunur.D vitamini yeterliliği ile kalsiyumun %35-40, fosforun %80 kadar emilimi artar.

Dolaşımdaki D vitamini konsantrasyonu, açlık kan şekeri düzeyi, insülin duyarlılığında azalma ve tip II diyabet riskinde artış ile ilişkili olduğu bildirilmektedir.  D vitamini eksikliğinden kaynaklanan hastalıklardan bir tanesi osteomalasidir. Osteomalasi herhangi bir yaşta D vitamini yetersizliği veya onun işlev bozukluğundan ileri gelen kemiklerdeki minerelizasyon hatasıdır. Genelde yaşlılarda osteoporoz ile beraber rastlanır. Diyetle yetersiz D vitamini alımından veya güneş ışınlarından yeterli yararlanılmamasından dolayı ortaya çıkar.

Osteoporoz, diğer adıyla kemik erimesi, kemik kütlesinde azalma ve kemik yapısının zayıflaması sonucunda, kemik kırılganlığında ve kırık ihtimalinde artış kendini gösteren bir iskelet hastalığıdır. Gençlerde az rastlanırken 60 yaş üzeri özellikle menopoz sonrası kadınlarda sıklıkla rastlanan bir hastalıktır. Erkeklerde rastlanma sıklığı 70 yaş üzerinde artar. Özelikle menopoz sonrası kadınlarda hormon dengesinin ileri derecede değişmesi ve 70 yaş üstü bireylerde mineral emiliminin azalmasından dolayı hastalık riski artar. Ayrıca yaşlıların güneş az çıkmaları ve yetersiz D vitamini almaları da diğer etkenlerdir.

D Vitamini Kaynakları

Genel olarak, insanlarda D vitamini ihtiyacının %80-90’ını güneş ışınlarının etkisiyle deride sentezlenmektedir. D vitaminin ana kaynağı güneş ışığı, özellikle de UVB ışınlarıdır. D vitaminin oluşumunda UVB ışınlarına maruz kalmak, zehirlenmeye neden olabilecek kadar D vitamini üretimine yol açmamaktadır.

Günlük gereksinim kadar D vitaminini dengeli bir diyetle sağlamak oldukça zordur. Çünkü besinler çok az D vitamini içermektedir. Zenginleştirme ile de gereksinimi karşılamak çok zordur. Sadece belli sayıda yiyecekte kayda değer miktarda D vitamini bulunmaktadır. Bunlar; bazı büyük balıklar, yumurta sarısı ve tavuk karaciğeridir. Ayrıca az miktarda; sütte, portakal suyunda ve tahıllarda bulunmaktadır.

 

D vitamini yetersizliği ve nedenleri

25(OH)D seviyesinin 20 ng/mL’den az olması eksiklik, 21-29 ng/mL olması yetersizlik, 30 ng/mL ve üstü olması yeterlilik kabul edilmektedir.

D vitamini eksikliği birçok nedenden kaynaklanabilir. Yaşlılık bu nedenlerden bir tanesidir. Buna ek olarak, koyu tenli veya açık tenli olmak da bir etkendir. Koyu tenli insanlarda daha fazla melanin bulunmaktadır. Melanin miktarının yüksek olması deride D vitamini üretimini azaltmaktadır. Koyu tenli bireylerin beyaz tenli bireylere göre aynı miktarda D vitamini üretmek için 6 kat daha fazla güneş ışığına maruz kalmaları gerektiği belirlenmiştir. Mevsim, enlem ve günü saati, ozon tabakası tarafından UVB ışınlarının emilimini değiştirerek D vitaminin üretimini etkiler. Güneş koruyucular UVB ışınlarının etkisini azaltırlar. Bu durum da D vitamini üretimini etkilemektedir.

Sentezlenen D vitamini miktarı doğrudan güneş ışınlarına maruz kalan cilt alanı ile ilişkilidir. Kültürel kıyafetler veya diğer vücut örtülerinin kullanılması cildin güneşe hiç veya çok az maruz kalmasına neden olmaktadır. Bu durum ciltteki D vitamini üretimini önemli ölçüde azaltmaktadır. Ayrıca Kistikfibroz, çölyak, mide veya bağırsağın bir bölümünün cerrahi olarak çıkarılması gibi durumlar yağ emilimini etkilediği için D vitamini eksikliğine neden olabilmektedir.