Anne Adayları Nasıl Beslenmeli 1
08
May

Anne Adayları Nasıl Beslenmeli

Kısırlık veya hamile kalma sürecinin uzaması, birçok neden dolayı kaynaklanabilir. Bu nedenlerden bir tanesi de sağlıksız yeme alışkanlıklarıdır. Çiftler kısırlığın tüm nedenlerini kontrol edemeyebilir ancak yeme alışkanlıklarını kontrol edebilirler. Anne adaylarının hamile kalmadan önceki beslenme düzeni çocuğun yetişkinlik dönemindeki diyabet veya obezite gibi yaygın kronik rahatsızlık riskini etkilemektedir.Bu nedenlerden dolayı planlı hamileliklerden çiftler minimum 1 yıl önce sağlıklı beslenmeye başlamalıdır.

Kadınlarda beslenmenin doğurganlığa etkisi

Öncelikle hamileliğe hazırlanmak ve doğurganlığı arttırmak için sağlıklı kilonuzu koruyun. Kilonuzun fazla veya az olması doğurganlığınızı etkilemektedir. Vücut kütle indeksinin önerilen aralığın üstünde veya altında olması hamile kalmayı zorlaştırabilir. İdeal kilonuza ulaşmak için bir diyetisyenden ve spor eğitmeninden yardım alabilirsiniz.

Hamilelik öncesinde beslenmenizin folik asit, demir ve diğer önemli besin öğelerinden zengin olmasına dikkat edin. Bu süreçte yeterli folik asit alımı bebeğinizi nöral tüp defekti, düşük doğum ağırlığı ve plasentanın erken ayrılmasına karşı koruyucudur. Bu yüzden hamilelik planlayan kadınlar hamilelik öncesi dönemden başlayarak, beslenmelerine ek olarak 400 mcg/gün folik asit takviyesi önerilmektedir.

Demir açısından zengin bir beslenme düzeni, yumurtlama kısırlığı riskini azaltabilir. Demiri sebzelerden veya ek takviyelerden karşılayabilirsiniz. Demir içeriği yüksek besinleri; kırmızı et başta olmak üzere kümes hayvanları ve balık, koyu yeşil yapraklı sebzeler olarak sıralayabiliriz. Vejetaryen anne adayları için fasulye, mercimek gibi kurubaklagiller de tercih edilebilecek demir kaynaklarıdır. Demir emilimini arttırmak için öğünlerinize C vitamini kaynağı olan limon, portakal veya greyfurt gibi turunçgilleri, biber çeşitlerini ve meyveleri ekleyin.

Daha az trans yağ ve daha fazla tekli doymamış yağ tüketin. Yağ kaynağı olarak zeytinyağı, zeytin, ceviz, fındık, badem, yer fıstığı veya avokado tercih edebilirsiniz.

Daha az hayvansal protein ve daha fazla bitkisel protein tüketin. Hayvansal proteinin fazla tüketilmesi bazı kan değerlerinizin yükselmesine neden olabilir. Bu yüzden sağlığınız için bitkisel protein kaynaklarını daha sık tüketin. Hayvansal protein kaynaklarının sıklığına ve porsiyonuna dikkat edin. Bitkisel protein kaynaklarına; kurubaklagiller, kinoa, bezelye ve bazı kuruyemişler örnektir.

Yüksek lifli ve düşük glisemik indeksli karbonhidratları tüketin. Lif içeriği düşük besinler uzun süre tokluk sağlamadığından dolayı çabuk acıkmaya ve fazla yemeye neden olabilir. Uzun süre tokluk sağlamak ve kan şekerinizin ani yükselme/düşmelerini önlemek için günlük lif alımınız ve öğünlerinizde yüksek lifli besinlerin olması önemlidir. Aynı düşük lifli besinler gibi, glisemik indeksi yüksek besinler de ani kan şekeri düşmelerine ve açlık ataklarına neden olabilmektedir. Yüksek glisemik indeksli besinlere; beyaz ekmek, hamur işleri, şeker ve şekerli ürünler, makarna, pirinç ve haşlanmış patatesi örnek verebiliriz.

Fiziksel aktiviteyi göz ardı etmeyin. Sağlıklı beslenme ile birlikte, haftalık 150 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite yapın. Orta şiddetli aktiviteler, nefes almanın ve nabzın dinlenme durumuna göre daha hızlı olduğu, kasların zorlanmaya başladığı aktivitelerdir. Bu aktivitelerin temposunu aktivite esnasında konuşabilecek ancak şarkı söyleyemeyecek durumda olmanız olarak tarif edebiliriz. Örneğin; hızlı yürümek, düşük tempoda koşmak, yavaş tempoda bisiklete sürmek, hızlı dans etmek, ağırlık kaldırmak vb.

Kaslarınızı geliştirmek için kuvvet antrenmanı ekleyin. Daha fazla vücut yağına sahip olmanız vücudunuzun hormanal dengesini etkilemektedir.Bu yüzden yağlı kütlenin yağsız kütleden fazla olması doğurganlığınızı olumsuz şekilde etkileyebilir. Kuvvet antrenmanları için ağırlıklarla çalışabilir veya mekik çekebilirsiniz. Ayrıca bazı yoga ve pilates türleri de bu tür aktivitelerden sayılabilir. Ancak fiziksel aktivite çeşitleri ve süreleri yaşınıza, ağırlığınıza, cinsiyetinize veya medikal durumunuza gibi birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Size uygun fiziksel aktivite planı için lütfen bir spor eğitmenine danışın.

Erkeklerde beslenmenin döllenmeye etkisi

Anne adaylarının beslenmesi kadar baba adaylarının beslenmesi de çocuk sahibi olmada önemlidir. Erkekler de kadınlar gibi vücut ağırlığını korumalı ve dengeli bir beslenme düzeni izlemelidir. Çünkü obezite, hormon seviyelerini değiştirebilir ve bu da çocuk sahibi olma sürecini etkileyebilir. Obezite  olan erkeklerde düşük sperm sayısı ve zayıf sperm motilitesi (hareket edebilme yeteneği) yaygındır.

Beslenmenizde güçlü sperm oluşturmaya yardımcı olabilecek vitaminler, mineraller ve antioksidanlar içeren meyve ve sebzelere yer verin. Fiziksel aktivitenizi arttırın. Eşinizle birlikte beslenmenize dikkat ederken sizler de haftalık 150 dakika orta şiddetli fiziksel aktiviteye özen gösterin.

Bu süreçte size özel beslenme programları için bir diyetisyenle görüşebilirsiniz. Vitamin ve mineral takviyelerini doktorunuza danışmadan kullanmayın.